Ana Sayfa
Sazan Hakkında Genel Bilgiler
Sazan geniş bir grup olan Cyprinidae ailesinin bir bireyidir. Yurdumuzdaki sularda bulunan genel sazan türü adi sazandır (Teknik olarak adı bu şekilde ancak adi sazan diye isimlendirmek istemiyorum. Bu isim yerine bilinen sazan kelimesini kullanacağım. Anlatım içinde geçen bilinen sazandan kasıt budur.)
Genel özellikleri; sırt kısmı koyu yeşil, yan kısımları sarı ile yeşil arası, karın kısmı ise kirli sarı veya koyu sarıdır. Vücudunun tamamı pullarla kaplanmıştır. Yüzgeçleri çok gelişmiştir. Sırt yüzgeci uzun ve tek parça halindedir. Anüs ve sırt yüzgeçlerinin başlangıç kısımlarında dikene benzer sert çıkıntıları vardır. Bu dikenimsiler insanın eline batmaz ancak balık ağ ile yakalandığında ağdan çıkartırken balıkçıyı bir hayli uğraştırır.Hatta dikkatsizce balığın ağdan hızlı olarak çıkarılmaya çalışılması sırasında ağa zarar bile verebilir. Kuyruk yüzgeçleri çok gelişmiştir ve kuvvetlidir. Genellikle yan yüzgeçleri diğer yüzgeçleri kırmızımsı olur. Özellikle aynalı sazan olarak bilinen türü en makbul olanıdır. Ticari değeri çok fazladır ve ülkemizde suni olarak havuzlarda yetiştiriciliği yapılmaktadır. Aynalı sazanın vücudunda iri, tek tük ve düzensiz olarak dağılmış olan pulları bulunur. Bir diğer türünde ise vücudun tamamı çok iri pullarla kaplıdır. Ancak halk arasında bu türlerin tamamı aynalı sazan diye adlandırılmaktadır.
Sazan balığı Asya kökenli bir balıktır. Aynalı Sazanın Japonya'da değişik renklerde üretilerek havuz ve süs balığı olarak beslenen türleri mevcuttur. Ağzı başının alt kısmındadır, küçüktür ve dişi yoktur. Üst çenesinden aşağı doğru uzanan bıyık şeklinde iki adet duyu organı mevcuttur. Duyu organlarını kullanarak dibi karıştırır, bulabildiği kurt, solucan, larva, balık yumurtası ve bitki köklerini afiyetle yer. Koku alma duyuları da çok gelişmiştir. Küçük boydaki sazan balıkları ve yavru sazanlar tatlı sular da besin zincirinin en üstünde bulunan turna, levrek, sudak ve yayın balıklarına yem olurlar.
Diğer etçil balıklara yem olmaktan kurtularak büyümeyi başaran sazanlar üç yaşında üremeye başlarlar. Su sıcaklığının 15 derecenin üzerine çıkması
ile, (Bu zaman Nisan ayının başlarına tekabül eder.) üreme aktivitesine başlar ve bu süre Haziran ayına kadar devam eder. Bu dönemde sazanlar gruplar halinde sığ s ulara girerek yumurta dökerler. 40-50 cm arasında boya sahip bir dişi ortalama 150.000-300.000 arası yumurta döker. 4-10 gün içinde yumurtalar açılır ve yavru balıklar yüzmeye başlar. Dişi balık yavrularını korumaz. Suda ki yırtıcı balıklar dışında tek düşmanı insandır.
Yaz sürecisince avlanan sazan havaların soğuması ile birlikte derinlere ve su dibindeki çukurlara çekilerek hareketsizleşir. Kış döneminde sazan oltaya vurmaz. Sapanca, Terkos, Riva ve Ömerli barajında denedik, sabahın erken saatinden akşama kadar oltalarımıza tek bir vuruş dahi olmadı. Konumuza dönelim; sazan sürekli yemlenen bir balık olduğu için gece ve gündüz avı yapılabilir. Gece yakalanan sazanlar nispeten daha büyük olur. (Ben gece avını çok seviyorum. Suyun kenarında ateş yakıp ateşin başında diğer balıkçı arkadaşlar ile sohbet etmek ve gecenin sessizliğini oltaların ucuna taktığımız zillerin bozması bana çok büyük keyif veriyor.) Zaten amatör balıkçılık demek de bu değil midir; doğada bulunmak, temiz havayı içine çekmek bundan daha keyifli bir uğraşı olabilir mi? Ben balık avında hem bedenimin hem de ruhumun dinlendiğini ve stresten arındığımı hissediyorum. Av sezonunun açılmasını iple çekiyorum. Sezonda hafta ortası olduğu vakit hafta sonu için hazırlıklara başlıyoruz ve hafta sonunu iple çekiyoruz.
Neyse lafı fazla uzatmayalım. Nerede bulunup ve nasıl avlanabileceği ile ilgili genel bilgileri aşağıdadır.Sazan göl, göletler ve akarsularda bulunur. Genelde sevdiği ortamlar yosunlu, dibi çamurlu ve sazlık ortamlardır. Ağzını çamur ve kuma sokarak sürekli yemlenir. Bu arada suyun üstüne düşen böcek ve tohumları da yemeyi ihmal etmez. Suyun dibini karıştırışken toprakta sıkışan hava kabarcıklarını serbest bırakarak suda yerini belli eder. Ancak her su kabarcığını da sazan çıkarıyor diye bir Sazan kural da yok. Bu gruba ait tüm balıkların beslenme şekli aynı olduğu için kabarcıkları bu gruba ait başka bir balığında ( çapak, kızılkanat) çıkarabileceği unutulmamalıdır.
Akarsularda ağaç kökleri, kovuklar ve suyun anafor yaptığı ve akarsuyun gölet yaparak durgunlaştığı yerlerde bulunmayı sever. Yaşlı ve iri balıklar derin suları tercih ederken genç balıklar sezon boyunca kıyılarda dolaşır ve yemlenir. Sazan güçlü ve çok mücadeleci bir balıktır. Bu nedenle de avcılığı çok keyif vericidir. Bir kilogramlık bir sazan bile dışarı çıkarana kadar sizi bir hayli uğraştırabilir.
Amatör sazan avcılığını iki gruba ayırmak gerekir. Dip oltası ile yapılan avcılık, şamandıralı takım ile yapılan avcılık. Ben sazan avlama yöntemlerini genelde bu iki gruba ayırıyorum. Bazıları dip oltası ile avlanma yöntemlerinin içine parakete ile yapılan avcılığı da dahil eder. Ancak bana göre parakete ile sazan avlama amatörlükten çok uzak bir yöntemdir. Onlarca iğne bağlanmış bir olta düzeneği ile yapılacak avcılığın da bana göre hiç bir şekilde amatör balık avcılığı ile ilgisi yoktur. Ayrıca bazı insanlar tırıvırı ve paraşüt tabir edilen misinadan yapılma ve kamışla atılan küçük ağlar kullanmaktadır. Bu yöntem ile yapılan avcılığında yasak olduğu yukarıda anlatılmıştır ve kesinlikle amatörlükten uzak bir yöntemdir. Ayrıca da dibe takılan tırıvırı lar ciddi ölçüde kirliliğe neden olmaktadır. Bu tür zararlı malzemelerin bırakın kullanılmasını satışının dahi yasak olması gerekmektedir. Zaten yasalara göre de kullanılması ve satılması yasaktır. Yasa amatör balık avcılığında kullanılacak olta ve ekipman ile ilgili sınırları gayet açık ve anlaşılır bir şekilde ortaya koymuştur. Bunun dışında kalan yöntemleri amatör balıkçılık olarak kabul etmek mümkün değildir.
Sazanın nerelerde bulunabileceği ile ilgili bilgileri verdik. Biraz da genel avlanma yöntemlerinden bahsetmek istiyorum. Yukarıda anlattığım gibi avcılığı
dip oltası veya şamandıralı takımlar ile yapılabilir. Size kendi kullandığımı ekipmanlar ve olta düzenekleri ile ilgili bilgiler vereyim. Ben sazan avında 3.60 m kamış, on bilyeli turlu bir makine ve makinede 0.35 mm, bedende 0.30 mm köstekte ise 0.25 mm misina kullanıyorum. Şimdiye kadar da hiçbir sorun yaşamadım.
Biraz da yem ve yemlemeden bahsetmek istiyorum. Sazan avında kullanılan yemler çok çeşitlidir ve bölgeye göre değişiklik gösterebilir. Sayacak olursak başta mısır ve küspe olmak üzere, ekmek, hamur, solucan, sinek larvası, haşlanmış makarna, patates, haşlanmış bakliyat çeşitleri, kuru pet mamalar, sinek, çekirge, böcekler, tatlı su midyesinin içi ve boili denen özel olarak hazırlanmış yem topları sazan avında kullanılır. Benim en tercih ettiğim yem konserve süt mısırdır. Biraz da mısıra koku ilavesi yapıldığı taktirde mısırı yemeyecek sazan olacağını zannetmiyorum. Ayrıca konserve mısır hazır satıldığı için uğraşma derdi de yok. Ben ava gitmeden iki üç gün evvel sert konserve mısırları bir kavanoz içine koyup içine de iki diş sarımsak kesiyorum. Sarımsak kokusu tüm mısırlara siniyor. Bu koku sazanın sevdiği kokular arasındadır. Ayrıca sazan vanilya kokusuna, şekerli yemlere, yumurta kokusuna da bayılır. Ben bu kokuları genelde yemlemede kullanacağım hamuru hazırlarken kullanıyorum. Hamuru nasıl yaptığımı anlatacağım.
Arkadaşlar sazan avında avlanma şekli genel olarak aynı olmak ile birlikte bulunulan yere göre farklılıklar gösterebilir. Yem ve yemleme de öyle. Bu sitenin amacı da bu tür değişik yöntem ve bilgileri paylaşmaktır. Gelelim benim yaptığım yemleme hamuruna; ben yemleme hamurunu avda vakit kaybetmemek için bir gün önceden evde hazırlayıp buz dolabında muhafaza ediyorum. Hamurun malzemeleri; 1kg mısır küspesi, 1kg ayçiçeği küspesi, 500gr irmik, 500gr mısır unu, 2 su bardağı beyaz un, 5 yumurta sarısı, 1 konserve mısır, 1 su bardağı pudra şekeri ve koku vermesi için 4 adet vanilya. Bunları bir kapta içme suyu da ilave ederek (çeşme suyu değil) karıştırıyorum. Karıştırma esnasında hamurun macun gibi olmamasına dikkat etmek gerekiyor. Hamurun kıvamı suya atıldığında 5-6 dakika içinde dağılmaya başlayacak şekilde olmalı. Macun gibi olursa suda dağılmaz ve balıkların dikkatini çekememiş oluruz. Bu yemleme hamurunu avlandığınız yerde de hazırlayabilirsiniz. Bir hatırlatma yapmak istiyorum. Avda yemleme yaparken bunu abartmadan çevre kirliliğine sebebiyet vermeden yapmak gerekiyor. Ayrıca avdan artan yemleme hamuru ve mısırları da atmayın. Ben artan hamuru eve getirip toplar halinde buzlukta muhafaza ediyorum. Gerektikçe de buzluktan alıp kullanıyorum. Mısırı da buzdolabında kavanoz içinde gözden uzak bir köşede muhafaza ediyorum. Sizinde böyle yapmanızı tavsiye ederim.


